Yemen Dışişleri Bakanlığı dün yazılı bir açıklama yaparak, BM Yemen Özel Temsilcisi İsmail Veled eş-Şeyh el-Ahmed’in BM Güvenlik Konseyi oturumunda, Yemenli tarafların, Yemen barışıyla ilgili BM önerisini reddettiklerini bildirdiğini oysa Yemen barış görüşmelerine katılan Yemen milli heyetinin bu plan hakkında görüşebilecekleri görüşünü belirttiklerini açıkladı.
Yemen krizinden çıkılması için BM tarafından hazırlanan teklifin ayrıntıları açıklanmamıştır ama bu plan uyarınca Yemenli taraflar arasında görüş birliğinin sağlanması durumunda anlaşmalı olarak Yemen’in müstafi cumhurbaşkanı Abdurabbe Mansur Hadi için bir yardımcı belirlenerek Hadi’nin tüm yetkililerinin ona devredileceği belirtilmiştir.
Şimdi ise Yemen Dışişleri Bakanlığı Söz Konusu açıklamada Suudi lederliğindeki cinayet koalisyonunun Yemen’e yönelik 19 aylık saldırı ve cinayetlerine temasla, BM Teşkilatı Yemen Özel Temsilcisinin Suudi rejimi ile eş güdümlü siyaset izlemesini eleştirerek, BM, Güvenlik Konseyi ve uluslararası teşkilatlar bu süre içinde bunca cinayet karşısındaki sessizliklerinden ise hayrete kapıldıklarını bildirmiştir.
Diğer yandan Suudi rejimi ve müttefiklerinin kamu oyu oluşturarak gelişmeleri saptırmaları da BM Özel Temsilcisi tarafından açıklanan söz konusu planın kapsayıcı ve mutedil bir plan olmamasına ve pratikte, Suudi rejimi ve piyonlarının çıkarlarının dikkate alındığı tek taraflı bir plan olmasına yol açmıştır.
BM Teşkilatının 19 aydır Yemen’de olup bitenler ve Suudi rejimi ile ortaklarınca Yemen halkına yönelik işlenen cinayetler karşısındaki sessizliği bu teşkilatın misyonuyla bağdaşmamakta ve çok tehlikeli bir gelişme olarak nitelenmektedir. Bunun için de Yemen halkı, siyasi grupları ve tarafsız uluslararası kurum ve kuruluşlar BM ve Güvenlik konseyini Yemen’de Suudlar ve ortaklarınca işlenen cinayetlerin ortağı olarak tanıtmalarına yol açmıştır. BM Teşkilatı yetkilileri ve bu teşkilata bağlı yan kuruluşların Yemen kriziyle ilgili girişim, açıklama ve tepkileri bu kurumun Yemen krizi karşısındaki seviyesizliğini ve bocalamasını gözler önüne sermiş bulunmaktadır. Uzmanlar ise BM’nin Yemen siyasetlerinin, Amerikan ve Suudi rejimi siyasetlerine uyumlu bir halde ilerletildiğini belirtiyorlar.
Öte yandan uzmanlar BM Teşkilatının Yemen meselesindeki rolünün gittikçe zayıflaması ve sorumsuz bir tavır içine girmesinin başlıca sebebinin, Amerika’nın artık direkt olarak Yemen meselesine müdahil olmak ve Yemen dosyasının bizzat kendi eline almak istediğini gösterdiğini gösteriyor. Bu durum ise dünya genelinde BM’ye eleştiriler dozunun dana da artmasına yol açmış ve Amerika’nın Yemen krizini daha da körüklemek istenmesi kınanmıştır.
Yemen kriziyle ilgili dikkate alınması gereken hususlardan biri, uluslararası ve bölgesel krizlerin çözümü hususunda misyona sahip bulunan en önemli uluslararası aktörlerden birinin hiç kuşkusuz BM Teşkilatı ve ilgili kurumlarıdır. Ama ne yazık ki BM Teşkilatı ne Yemen krizi hakkında ve ne de bölgesel ve uluslararası krizler karşısında kendinden beklenen görevini yerine getiremediği gibi hatta bu hususta büyük güçler özellikle de Amerika’nın elinde bir maşa olarak kullanılmış ve halen kullanılmaktadır. Yemen’de Suudi rejimi cinayetlerinin önünü almadığı gibi hatta bazen destekleyici tutum içine bile girmiş ve mesela çocuk katili Suudi rejimini ödüllendirmek anlamında olan BM insan hakları komitesinin bir üyesi olarak seçmiştir.
BM şimdiye kadar Yemen’le ilgili olarak yaptığı tek etkili ve olumlu girişimi, kendi özel temsilcisi İsmail Veled eş-Şeyh vasıtasıyla Yemen krizini çözmek için Yemenli grupları bir araya getirterek sözde barış görüşmeleri tertiplemesidir ki ne yazık bu da yine saldırgan Suudilerin baskı ve müdahalesi ve Yemen hükümeti karşıtı grupların mantıksız tutum içinde olması sonucu her hangi bir sonuç alınamayarak akamete uğramıştır.
Diğer yandan bir ara Suudi rejiminin adını çocuk katili yönetimler listesine dahil eden BM Genel Sekreteri daha sonra Suudilerin, onların batılı müttefiklerinin baskısı ve Yemen’e sağladıkları finans katkılarını kesecekleri tehdidinde bulunması ardından bu kararından vazgeçerek Arabistan’ın adını çocuk katili ülkeler listesinden çıkarmış ve daha sonra bizzat BM Genel Sekreteri bunu alenen itiraf etmek mecburiyetinde kalmış ve elinden bu konuda bir şey gelmediğini bildirmişti.
Yemen’de işlediği çok büyük cinayetlerle ve kadın ve çocuk ayrımı gözetmeksizin bu ülkenin sivil yerleşim bölgelerini bombalamak ve ülkenin temel alt yapısını yerle yeksan etmesi uluslararası suç divanı tüzüğünde belirtilen “İnsanlık aleyhinde cinayet”, “Barış aleyhinde cinayet” ve “savaş cinayeti” suçları kapsamı alanına girmekte ve Suudi katiller zaman kaybedilmeksizin yakalanarak uluslararası adalet mahkemesi önünde yargılanmalı ve cezalandırılmalılar.
Ancak Amerika ve Batılı devletlerin kendilerinin de suç ortağı olması ve böyle bir ceza mahkemesinde Suudilerin yargılanması durumunda kendilerinin de yargılanmalarının söz konusu olacağı için söz konusu güçler bu konuda her hangi bir girişimin yapılmasına engel olmuşlardır.
